Genel Bilgiler
    Mediko Sosyal
    Personel
    Rapor İşlemleri
    İletişim


Poliklinikler
    Cerrahi Polikliniği
    Diş Polikliniği
    Kardioloji Polikliniği
    Çocuk Sağ. ve Hastalık. Polikliniği
    Psikoteknik Laboratuarı
    Göğüs Hast. ve Sigara Bırakma Polikliniği
    Diyet Polikliniği


Diğer Hizmetler
    Acil Müdahale
    Laboratuar
    Röntgen
    Ultrason
    Psikolojik Danışmanlık
    Psikoteknik Rapor


Genel Sağlık Bilgileri
    Grip Bilgilendirme
    Aids
    Aşı
    Bebek Bakımı
    Bebek ve Hastalıklar
    Diyabet
    Diyet
    Hepatit
    Kanser
    Mevsim ve Hastalıkları




ŞEKER HASTALIĞI

Şeker hastalığı nedir ve nasıl oluşmaktadır?

Tıp dilinde diabetes mellitus olarak bilinen şeker hastalığı, ömür boyu devam eden ve pankreasın yeterli derecede insülin salgılayamamasından ve salgılanan insülinin yeterli derecede kullanılmamasından kaynaklanan kronik bir hastalıktır. Pankreas midenin hemen arkasında yer alan, insülin üreterek, ihtiyaç duyulduğunda bu insülini kan dolaşımına veren organımızdır. İnsülinin pankreastaki beta hücreleri tarafından üretilen ve kan glukoz düzeyini kontrol eden hormona verilen addır. Kandaki glukozun enerji maddesi olarak hemen kullanılmasını veya karaciğerde depolanmasını kolaylaştırır. Sağlığımız için besinlerdeki enerjinin kullanılması önemlidir. Besinlerdeki karbonhidratlar glukoza dönüşerek parçalanırlar. Daha sonra bu glukoz kana karışır ve kandaki glukoz düzeyi artmaya başlar. Yükselen kan şekeri pankreastan insülinin salınarak kana geçmesini arttırır. İnsülin glukozun hücreye girişini kolaylaştırır. Hücreye giren glukoz burada enerjiye dönüşür. Böylece kandaki glukoz düzeyi düşer. Eğer bu sistem işlemez ise kandaki glukoz düzeyi artar. Kan glukozunun düzenlenmesindeki bu bozukluk şeker hastalığını meydana getirir.

Diyabet riskini taşıdığımızı nasıl anlayabiliriz?

Normal bir insanın kandaki glukoz düzeyi 70-110 arasındadır. Eğer bu değer aç karnına 126 mg'dan büyük ya da eşit ise veya herhangi bir kanşekeri 200 mg.'ın üstünde ise diyabet tanısı konur. Kan şekerinin 110-126 mg arasında olmasına bozulmuş açlık kan şekeri denir ve bu kişilerin de diyabete geciş riski olduğundan dikkate alınmalıdır.

Kaç tip diyabet hastalığı vardır?

Başlıca iki tip diyabet vardır. Bunlar, tip 1 ve tip 2 diyabet olarak adlandırılırlar.

Tip 1 diyabet : En yüksek görülme dönemi ergenlik çağındadır. Diyabet vakalarının %10'u tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabetin gerçek nedeni tam olarak açıklanmamıştır. Ancak bazı risk faktörleri vardır. Bunlar :

  1. Ailesinde başka tip 1 diyabet hastası olması (tip 1 diyabetin kalıtsal geçişi tip 2 diyabetten daha seyrektir.)
  2. Pankreasa zarar veren virüsler,
  3. Vücudun kendini savunma sisteminde başgösteren ve vücuttaki insülin yapan hücrelerin tahribiyle sonuçlanan bir sorun olarak sıralanabilir.

Tip 1 diyabet hastalarında insülin salımı çok az ya da hiç yoktur. Bu yüzden tedavilerde cilt altından insülin yapılır. Buna ek olarak diyabet eğitimi ve egzersiz tedaviye eklenir. Tip 1 diyabetin belirtileri :

1. Poliori (sık idrara çıkmak)
2. Polidipsi (çok su içme)
3. Polifasi (çok yemek yeme)

  1. Hiperglisemi ile birlikte ani gelişen ketoasid meydana gelmesi (nefeste aseton kokusu) tedaviye bir an evvel başlanmassa diyabet koması olabilir.

Tip 1 diyabetin tedavisi diyet, egzersiz, insülin ve eğitim ile olur.

Tip 2 diyabet :

Erişkinlerde görülen diyabettir. Pankreas insülin üretir fakat vücut bunu gerektiği gibi kullanamaz. Daha çok 40 yaş üzeri kişilerde ortaya çıkar. Belirtileri :

  1. Poliori (sık idarara çıkma)
  2. Polidipsi (çok su içme)
  3. Polifasi (çok yemek yeme)
  4. Kilo kaybı
  5. Plazma kan glukoz düzeyinin yükselmesi (açkarnına 126 mg'dan büyük ya da eşit olması)

Bunların dışındaki diğer belirtiler:

  1. Yorgunluk
  2. Vücuttaki yaraların geç iyileşmesi
  3. Kuru ve kaşıntılı cilt
  4. Sık geçirilen enfeksiyonlar
  5. Bulanık görme
  6. Cinsel sorunlar
  7. Ellerde ve ayaklarda uyuşma
  8. Karıncalanma
  9. Ağız kuruluğu

Tip 2 diyabetin nedeni tip 1 diyabette olduğu gibi tam bilinmemektedir. Fakat bazı risk gruplarında görülme olasılığı daha yüksektir. Bunlar :

  1. Yaşı 40 ve üzeri olanlar
  2. Şişmanlar
  3. Ailede başka diyabet hastalığı bulunanlar
  4. Gebelik sırasında diyabet gelişen 4,5 kg. Daha ağır bebek doğuranlar
  5. Bir hastalığın veya yaralanmanın stresini yaşayanlar
  6. Stresli bir hayatı olanlar
  7. Beslenme alışkanlığı bozuk olanlar

Bu risk faktörlerinden en az iki tanesi varsa mutlaka diyabet taraması yapılmalıdır. Tip 2 diyabetin tedavisi diyet, egzersiz, eğitim ve gerekiyorsa oral olarak antidiyabetik ilaçlar veya insülin ile yapılmaktadır. Bu hastalığın tedavisi ömür boyu devam etmektedir. Bu sebeple tedavi endokrinoloji, diyabet ve metabolizma uzmanı ve diyetisyen ve diyabet hemşiresi tarafından planlanması hastalık komplikasyonlarının önlenmesi açısından çok önemlidir.

 Hastalığın komplikasyonu hakkında bilmeniz gerekenler

Diyabetik komplikasyonlar, diyabetin sebep olduğu kronik durumlardır. İki gruba ayrılabilirler:
Yakın dönem komplikasyonları
Uzun dönem komplikasyonları
Yakın dönem (akut) komplikasyonları

Düşük kan şekeri (hipoglisemi) : Kan şekeri fazla düştüğünde (çok fazla insülin, çok fazla egzersiz ya da yetersiz enerji alımı sonucu) kişi normal fonksiyonlarını yapamaz. Hipoglisemi, biraz şeker almakla hızla düzelir.

Ketoasidoz: Diyabetik koma da denen ketoasidoz insülin yokluğuna bağlı ağır bir durumdur. Esas olarak sıklıkla tip 1 diyabetli kişilerde sık görülür.

Laktik asidoz: Laktik asidoz, vücutta laktik asit birikmesidir. Hücreler enerji olarak glukoz dışı yakıt kullandıklarında laktik asit yaparlar. Eğer çok fazla laktik asit vücutta kalırsa, denge bozulur ve kişi kendini rahatsız hissetmeye başlar. Daha az sıklıkta görülen bu durum, esas olarak tip 2 diyabetli kişileri etkiler.

Bakteriyel / fungal (mantar ) enfeksiyonlar: Diyabetli kişiler cilt ve tırnaklarda sık olmak üzere tüm organlarda bakteriyel ve fungal kaynaklı, enfeksiyonlara daha açık hastalardır.

Uzun dönem (kronik) komplikasyonları

Uzun bir süre kan şekerinin yüksek olması, büyük ve küçük damarları ve sinirleri tahrip eder.

Tahribat hangi organda ise ona ait sorunlar görülür.

Göz hastalığı: Göz hastalığı ya da retinopati, yetişkinlerdeki körlük ve görme bozukluğunun önde gelen sebebidir. 15 yıl boyunca diyabetik olan, şekeri kontrolsüz kişilerin % 2'si kör olurken,
% 10'unda ağır görme bozukluğu gelişir.

Böbrek hastalığı: Böbrek hastalığı ya da nefropati, diyabetli kişiler için büyük bir tehdittir. Kontrolsüz tip 1 diyabetli kişilerin % 40'ında 50 yaşına geldiklerinde diyaliz ve/veya böbrek nakli gerektirebilecek, ağır böbrek hastalığı gelişebilir.

Sinir hastalığı: Diyabetik sinir hastalığı ya da nöropati diyabetli kişilerin en az yarısını etkiler. Diyabetik sinir hastalığı, bacaklarda ve ayaklarda duyu kaybına yol açabilir ve bu da ayak yarası ve bacak kesilmesi ile (amputasyon) sonuçlanabilir. Bacak amputasyonlarında kaza dışı nedenlerin başında maalesef diyabet gelmektedir. Diyabetik sinir hastalığı ayrıca iktidarsızlığa da yol açabilir.

Kardiovasküler hastalık: Birçok ülkede, kardiovasküler hastalık ya da dolaşım sistemi hastalığı diyabetli kişiler arasında en başta gelen ölüm sebebidir. Diyabetli kişilerde kalp hastalığı ya da inme riski 2-5 kat daha fazladır. Bacaklardaki damarlar da etkilenir ve bu nöropatiyle beraber amputasyona yol açabilir.



© 1996-2003 Sakarya Üniversitesi » Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı » Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü